Hatırlarsınız, eskiden telefonumuzun pili bozulunca arka kapağı açar, bakkaldan aldığımız pili takar ve yolumuza devam ederdik. Sonra “Su geçirmezlik” ve “İnce tasarım” bahanesiyle her yeri yapıştırıcıyla kaplanmış, açılması imkansız telefonlar hayatımıza girdi. Avrupa Birliği’nin 2026’da yürürlüğe giren sert “Tamir Hakkı” yasaları sayesinde, üreticiler paşa paşa eskiye dönmek zorunda kalıyor.
Artık Apple, Samsung ve Xiaomi gibi devler, telefonların içini açmayı zorlaştıran o özel vidalardan ve ısıtmadan sökülmeyen yapışkanlardan vazgeçiyor. Yeni çıkan modellerde batarya değişimi, ekran değişimi gibi işlemler evdeki basit tornavida setiyle yapılabilecek hale geliyor. Firmalar, “Kullanıcı müdahale ederse bozulur” savunmasını bırakıp, yedek parçayı ve tamir kılavuzunu halka açmak zorunda.
Bu durum sadece cebimizi değil, doğayı da koruyor. Ufacık bir şarj soketi bozuldu diye koca telefonu çöpe atma devri bitiyor. “Al-Kullan-At” ekonomisinden, “Al-Tamir Et-Kullan” dönemine geçiş yapıyoruz. Eğer yeni telefon alacaksanız, kutunun üzerindeki “Tamir Edilebilirlik Puanı”na (Repairability Score) bakmadan geçmeyin. 10 üzerinden 8 ve altı alan cihazlar artık “kullanışsız” sayılıyor.

